
Allah-u Zülcelal insanı bir nefisten yaratmış ve ona uygun eşler var ederek şöyle buyurmuştur. ‘Allah size kendi cinsinizden eşler var etti...’ (1) ‘Sizleri (erkekli-dişili) eşler halinde yarattık.’ (2) ‘ Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının.’ (3)
Allah-u Zülcelal merhamet sahibi olduğu gibi, yine eşlerin arasında sevgi ve merhametin var olmasını dilemiş, bunu da kendine bir delil kılmıştır. ‘Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.’ (4)
Evliliği Teşvik- Allah’ın (CC) Rızasını Aramak-
Dünya ve Ahiret Saadeti:
Eşler halinde yaratılmak Allah-u Zülcelal’in bir lütfu ve inayetidir. Peygamber Efendimiz (sav) evlilik ve evliliği teşvik hususunda şöyle buyurmaktadır.
"Evlenen, îmanın yarısını tamamlamış olur, kalan yarısı hakkında ise Allah’tan korksun!" (5) "Birbirini sevenler için nikâh kadar güzel bir şey görülmemiştir!" (6)
Allah-u Zülcelal merhamet sahibi olduğu gibi, yine eşlerin arasında sevgi ve merhametin var olmasını dilemiş, bunu da kendine bir delil kılmıştır. ‘Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.’ (4)
Evliliği Teşvik- Allah’ın (CC) Rızasını Aramak-
Dünya ve Ahiret Saadeti:
Eşler halinde yaratılmak Allah-u Zülcelal’in bir lütfu ve inayetidir. Peygamber Efendimiz (sav) evlilik ve evliliği teşvik hususunda şöyle buyurmaktadır.
"Evlenen, îmanın yarısını tamamlamış olur, kalan yarısı hakkında ise Allah’tan korksun!" (5) "Birbirini sevenler için nikâh kadar güzel bir şey görülmemiştir!" (6)
Evliliğin ne kadar güzel önemli olduğunu bu hadislerden anlıyoruz. Evlilik müessesesi kutsal olduğu kadar, sevgi, güven, fedakarlık ve hoşgörüye dayalı bir kurumdur. Bu temel taşlar üzerine kurulacak evlilik ile hem dünya , hem de ahiret saadeti bir arada sağlanabilir. Bu nedenle; eşlerin birbirlerini Allah (CC) rızası için ve O'nun rızasını kazanma ümidi ile severek, itimat, sabır, sevgi ve şefkatle yaklaşması gerekir.
Elbette ki bir mümin için günahlardan sakınmak, Allah’ın (CC) rızasını kazanacak amellerde bulunmak esastır. Bu nedenle evlilik kurumu, kişinin dünya hayatını olduğu kadar, ahiret saadetini de kazandırıcı olmalıdır. Bu konuda eşler birbirini desteklemeli, dünya hayatının meşakkatlerine karşı birbirlerine yardımcı olmalıdırlar. Çünkü hayat arkadaşlığı aynı zamanda ahiret saadetimizin de önemli bir güvencesi olacaktır.
Eşimiz malımızı, canımızı, namusumuzu korumalı, bizleri haramdan alıkoymalıdır. Mutlu günlerde olduğu gibi zor ve sıkıntılı zamanlarda da birbirine destek olurken, Allah (CC) rızasını kazandırıcı amelleri yapma hususunda birbirini teşvik edici davranışlar tercih edilmelidir.
Şüphesiz en önemli husus namazdır. Dinimizin direği namaz konusunda eşlerin birbirlerini desteklemesi, bu farzın yerine getirilmesi hususunda uyarıcı olmaları şarttır. Diğer ibadetlerde de mümkün olduğunca birbirlerine yardımcı olmaları, ahlak, edep üzerine doğacak çocukların yetiştirilmesinde birlikte hareket edilerek, dinin gereklerinin yerine getirilmesi hususunda azami çaba gösterilmelidir.
Eşlerin Uyumu:
Yukarıda belirttiğimiz hususlar gerek eşlerin yaşamlarında, gerekse çocukların yetiştirilmesinde çok önem arz etmektedir. Allah-ü Zülcelal merhamet sahibidir. Kullarının ihtiyaçlarını en iyi bilendir. Eşleri birbirlerine yardımcı olmaları, koruyup gözetmeleri için yaratmış olup, neslin devamlılığı konusunda da özellikle Peygamber Efendimiz (sav)’in uyarıları bulunmaktadır. Dolayısıyla seçilecek eşin önemi çok büyüktür. Bu nedenle; eşlerin sosyal statü, kültür, inanç ve eğitimlerinin birbirlerine yakın olması da karşılaşılabilecek olası sorunları peşinen önlemiş olacaktır. Bu ve benzeri konularda eşlerin birbirlerinden beklentilerini ve durumlarını açıkça ifade etmelerinde yarar bulunmaktadır.
Doğacak Çocuklara Örnek Model Olabilmek:
Muhabbet ve sevgi çok önemlidir. Eşlerin birbirlerine ısınmaları, birbirlerini uzun bir süre görmediklerinde özlemeleri, sevgilerinin bir alameti olacaktır. Sevgi ile beraber saygının mevcudiyeti ve kişilik haklarına gösterilecek hürmet, evlilik müessesinin devamlılığını sağlamada önemli bir faktör olacaktır. Eşlerin doğacak çocuklara iyi birer örnek olmaları lüzumlu olacağından, seçilecek eş daha da büyük önem kazanacaktır. Bu sorumluluk iki eş için de geçerlidir.
Eşlerin Aileleri:
Eşlerin ailelerinin de birbirlerini tanımaları, temel prensiplerde anlaşmaları ve evliliğe onay vermeleri de gerekli bir unsurdur. Çünkü evliliği yürütme çabasındaki eşlerin, aileleri tarafından herhangi bir konuda baskı altında bulunmamaları gerekmektedir.
Kadının Hayırlısı ve Güzel Muamele:
Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Kadının hayırlısı, kendisine baktığın zaman sana sevinç veren, emrettiğin zaman itaat eden, kendisinden uzak kaldığın zamanlarda da, malını ve kendisini koruyan kadındır." (7) İyi bir eş itaatkar olan kendilerini, mal ve namuslarını koruyanlardır. Evlenilen hanımın bakıldığında sevinç ve huzur vermesi dikkat çekici diğer bir ifadedir.
Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Kadınlara iyilikle muamelede bulunun. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, olabilir ki, Allah (CC) hoşunuza gitmeyen bir şeyde, çok hayır yaratmıştır." (8) Buradan anlaşılmaktadır ki; evlilik sonrasında eşler birbirlerine her zaman hayır, iyilik ve sabırla muamelede bulunmalı, hoşlanılmayan bir durum dahi olsa sabretmeyi bilmelidir. Ola ki ayeti kerimede belirtildiği gibi Allah-u Zülcelal hoşa gitmeyen bir şeyde hayrı yaratmış olabilir.
Elbette ki bir mümin için günahlardan sakınmak, Allah’ın (CC) rızasını kazanacak amellerde bulunmak esastır. Bu nedenle evlilik kurumu, kişinin dünya hayatını olduğu kadar, ahiret saadetini de kazandırıcı olmalıdır. Bu konuda eşler birbirini desteklemeli, dünya hayatının meşakkatlerine karşı birbirlerine yardımcı olmalıdırlar. Çünkü hayat arkadaşlığı aynı zamanda ahiret saadetimizin de önemli bir güvencesi olacaktır.
Eşimiz malımızı, canımızı, namusumuzu korumalı, bizleri haramdan alıkoymalıdır. Mutlu günlerde olduğu gibi zor ve sıkıntılı zamanlarda da birbirine destek olurken, Allah (CC) rızasını kazandırıcı amelleri yapma hususunda birbirini teşvik edici davranışlar tercih edilmelidir.
Şüphesiz en önemli husus namazdır. Dinimizin direği namaz konusunda eşlerin birbirlerini desteklemesi, bu farzın yerine getirilmesi hususunda uyarıcı olmaları şarttır. Diğer ibadetlerde de mümkün olduğunca birbirlerine yardımcı olmaları, ahlak, edep üzerine doğacak çocukların yetiştirilmesinde birlikte hareket edilerek, dinin gereklerinin yerine getirilmesi hususunda azami çaba gösterilmelidir.
Eşlerin Uyumu:
Yukarıda belirttiğimiz hususlar gerek eşlerin yaşamlarında, gerekse çocukların yetiştirilmesinde çok önem arz etmektedir. Allah-ü Zülcelal merhamet sahibidir. Kullarının ihtiyaçlarını en iyi bilendir. Eşleri birbirlerine yardımcı olmaları, koruyup gözetmeleri için yaratmış olup, neslin devamlılığı konusunda da özellikle Peygamber Efendimiz (sav)’in uyarıları bulunmaktadır. Dolayısıyla seçilecek eşin önemi çok büyüktür. Bu nedenle; eşlerin sosyal statü, kültür, inanç ve eğitimlerinin birbirlerine yakın olması da karşılaşılabilecek olası sorunları peşinen önlemiş olacaktır. Bu ve benzeri konularda eşlerin birbirlerinden beklentilerini ve durumlarını açıkça ifade etmelerinde yarar bulunmaktadır.
Doğacak Çocuklara Örnek Model Olabilmek:
Muhabbet ve sevgi çok önemlidir. Eşlerin birbirlerine ısınmaları, birbirlerini uzun bir süre görmediklerinde özlemeleri, sevgilerinin bir alameti olacaktır. Sevgi ile beraber saygının mevcudiyeti ve kişilik haklarına gösterilecek hürmet, evlilik müessesinin devamlılığını sağlamada önemli bir faktör olacaktır. Eşlerin doğacak çocuklara iyi birer örnek olmaları lüzumlu olacağından, seçilecek eş daha da büyük önem kazanacaktır. Bu sorumluluk iki eş için de geçerlidir.
Eşlerin Aileleri:
Eşlerin ailelerinin de birbirlerini tanımaları, temel prensiplerde anlaşmaları ve evliliğe onay vermeleri de gerekli bir unsurdur. Çünkü evliliği yürütme çabasındaki eşlerin, aileleri tarafından herhangi bir konuda baskı altında bulunmamaları gerekmektedir.
Kadının Hayırlısı ve Güzel Muamele:
Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Kadının hayırlısı, kendisine baktığın zaman sana sevinç veren, emrettiğin zaman itaat eden, kendisinden uzak kaldığın zamanlarda da, malını ve kendisini koruyan kadındır." (7) İyi bir eş itaatkar olan kendilerini, mal ve namuslarını koruyanlardır. Evlenilen hanımın bakıldığında sevinç ve huzur vermesi dikkat çekici diğer bir ifadedir.
Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Kadınlara iyilikle muamelede bulunun. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, olabilir ki, Allah (CC) hoşunuza gitmeyen bir şeyde, çok hayır yaratmıştır." (8) Buradan anlaşılmaktadır ki; evlilik sonrasında eşler birbirlerine her zaman hayır, iyilik ve sabırla muamelede bulunmalı, hoşlanılmayan bir durum dahi olsa sabretmeyi bilmelidir. Ola ki ayeti kerimede belirtildiği gibi Allah-u Zülcelal hoşa gitmeyen bir şeyde hayrı yaratmış olabilir.
Diğer yandan Peygamber Efendimiz (sav) hem başka bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Mü'min bir erkek, mü'mine bir kadına kızıp darılmasın. Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, başka huyundan memnun kalabilir." (9)
Bu noktada eşlerin ruhen birbirlerini tamamlaması gereklidir. Özellikle bayanlar eşlerinin kendilerine sevgi göstermesini ister ve bu hakkıdır da. Her şeyden önce buna ruhen muhtaçtır. Onun için erkek; sevgi, nezaket, ünsiyet, ikram, ihsan, şefkat ve merhamet gibi güzel İslam ahlakını, hiç esirgemeden ailesine göstermelidir. Bunlar ünsiyetin şartlarından, saadetin anahtarlarındandır.
Olur-olmaz şeylerde hanımına darılmak, konuşmamak İslam dininde men edilmiştir. Lokman-ı Hekim şöyle demiştir: "Akıllı olan kişiye yaraşan şudur: Ailesinin yanında sabi (küçük çocuk) gibi olmalı. İnsanlar arasında ise adam gibi bulunmalı."
Eşlerin Sorumluluğu- Sevgi ve Saygı:
Abdullah bin Ömer (Radıyallahu Anh) 'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: "Uyanık olun hepiniz çobansınız, hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz." (10)
Genel itibariyle kocalar eşlerinin nafakasını temin etmek ve geçimini sağlamakla mükellef kılınmış iken, hanımlar mallarını ve namuslarını koruma konusunda ön plana çıkmışlardır. Ayrıca; tarafların birbirlerinin eksik ve kusurlarını araştırma hususunda yarışmaması gerekmektedir. Aksi halde sevgi ve saygı yıpranabilecektir.
Eşlerin Sorumluluğu- Sevgi ve Saygı:
Abdullah bin Ömer (Radıyallahu Anh) 'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: "Uyanık olun hepiniz çobansınız, hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz." (10)
Genel itibariyle kocalar eşlerinin nafakasını temin etmek ve geçimini sağlamakla mükellef kılınmış iken, hanımlar mallarını ve namuslarını koruma konusunda ön plana çıkmışlardır. Ayrıca; tarafların birbirlerinin eksik ve kusurlarını araştırma hususunda yarışmaması gerekmektedir. Aksi halde sevgi ve saygı yıpranabilecektir.
Birbirlerinin sırlarını üçüncü şahıslara açmamalıdır. Bir sorun ya da anlaşmazlık varsa bunu doğrudan birbirlerine anlatmalı ve çözüm yolları aramalıdırlar. Daha sonra tarafların aileleri arasında husumet oluşabilirken, bir yastığa baş koyan eşler barışabilir, anlaşmazlık üçüncü taraflar nezdinde devam edip, kalıcı olabilir.
Unutmamak gerekir ki; eşler birbirlerine karşı vazifelerini yerine getirirlerse hem dünyada hem de ahirette cennette gibi mutlu olacaklardır. Hz. Peygamber (sav) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Sizin en hayırlınız hanımına karşı en iyi olandır." (11)
Unutmamak gerekir ki; eşler birbirlerine karşı vazifelerini yerine getirirlerse hem dünyada hem de ahirette cennette gibi mutlu olacaklardır. Hz. Peygamber (sav) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Sizin en hayırlınız hanımına karşı en iyi olandır." (11)
Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuş; "Mü'min erkeklere söyle gözlerini (harama) kapatsınlar. Ferclerini (şehvetlerini) muhafaza etsinler. Bu onlar için daha temizdir. Allah onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mü'min kadınlara da söyle onlarda (harama) gözlerini kapatsınlar. Ferclerini (şehvetlerini) muhafaza etsinler. Ve görünen kısmı müstesna ziynetlerini açmasınlar ve başörtülerini göğüsleri üstüne sarkıtsınlar, başlarını, gerdanlarını, göğüslerini örtsünler..." (12)
Eşler Arasındaki Farklılıklar:
Eşler arasında farklılıklar olabilir. Ancak bu farklılıkların adet ve töreye mi ait yoksa dinin temel hükümlerine mi aykırı olduğunun belirlenmesi gerekir. Adet, töre, alışkanlık gibi farklılıklar, dinin temel unsurlarına aykırı olmadığı taktirde göz ardı edilebilecek farklılıklar olarak karşımıza çıkabilir. Ayrıca huy, davranış ve tarz itibariyle kişilerin birbirleriyle bire bir örtüşmesi zaten çoğu kere mümkün olmayabilir. Karşılıklı sevgi, anlayış ve hoşgörü çerçevesinde pek çok hususta mutabakata varılabilir. Sevgi ve saygı zaten karşılıklı anlayış ve paylaşımı da beraberinde getireceği için sorunların üstesinden gelebilir.
Eşler Arasındaki Farklılıklar:
Eşler arasında farklılıklar olabilir. Ancak bu farklılıkların adet ve töreye mi ait yoksa dinin temel hükümlerine mi aykırı olduğunun belirlenmesi gerekir. Adet, töre, alışkanlık gibi farklılıklar, dinin temel unsurlarına aykırı olmadığı taktirde göz ardı edilebilecek farklılıklar olarak karşımıza çıkabilir. Ayrıca huy, davranış ve tarz itibariyle kişilerin birbirleriyle bire bir örtüşmesi zaten çoğu kere mümkün olmayabilir. Karşılıklı sevgi, anlayış ve hoşgörü çerçevesinde pek çok hususta mutabakata varılabilir. Sevgi ve saygı zaten karşılıklı anlayış ve paylaşımı da beraberinde getireceği için sorunların üstesinden gelebilir.
Ancak dinin temel emirleri konusunda eşlerin birbirlerinden talep hakkı bulunmaktadır. Dolayısıyla bu emirleri evlilik öncesinde eşlerinden uygun bir lisan ile talepte bulunmak uygun olacaktır. (Namaz, örtünme gibi) Çünkü yukarıdaki ayetlerde de belirtildiği üzere erkek evlilik müessesinde hakim ve sorumlu konumundadır.
Netice itibariyle eşlerin birbirleri üzerinde hakları bulunmaktadır. Eşler birbirlerine sevgi, saygı ve anlayış göstererek bu kutsal müesseseye hakkını vermeli, iyi ve kötü günde dayanışma içerisinde bulunmalıdır. Eş seçiminde bu hakları yerine getirebilecek eşlerin seçilmesi gereklidir. Allah-u Zülcelal evlilik müessesinin önemini idrak etmeyi ve evlenmeyenler için iyi bir aile kurmaya dönük iyi bir eş seçmeyi, evlenenler için ise eşlerin birbirlerine karşı hak ve hukuklarına riayet etmeyi hepimize nasip etsin inşallah. (Amin.)
Kaynaklar: (1) Nahl/72 (2) Nebe/8 (3) Nisa/1 (4) Rum/21 (5) Taberâni (6) İbn Mâce (7) Hakim (8) Nisa/19 (9) Müslim (10) Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud (11) Tirmizi, İbn Mace (12) Nur/30-31.
Netice itibariyle eşlerin birbirleri üzerinde hakları bulunmaktadır. Eşler birbirlerine sevgi, saygı ve anlayış göstererek bu kutsal müesseseye hakkını vermeli, iyi ve kötü günde dayanışma içerisinde bulunmalıdır. Eş seçiminde bu hakları yerine getirebilecek eşlerin seçilmesi gereklidir. Allah-u Zülcelal evlilik müessesinin önemini idrak etmeyi ve evlenmeyenler için iyi bir aile kurmaya dönük iyi bir eş seçmeyi, evlenenler için ise eşlerin birbirlerine karşı hak ve hukuklarına riayet etmeyi hepimize nasip etsin inşallah. (Amin.)
Kaynaklar: (1) Nahl/72 (2) Nebe/8 (3) Nisa/1 (4) Rum/21 (5) Taberâni (6) İbn Mâce (7) Hakim (8) Nisa/19 (9) Müslim (10) Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud (11) Tirmizi, İbn Mace (12) Nur/30-31.
3 yorum:
Evlenme umuduyla birbiriyle görüşen, konuşan, yiyen-içen, eşler gibi olmasa da birbirine dayanan, güvenen çiftlerin de, birinin diğerinden sıkılması, sorunların büyümesi, bir şekilde göğüs gerilememesi, ve birinin diğerini istemeyip, itmesi, terk etmesi, suçlaması, eziyet etmesi, kınaması...yerilmek ve kınanmak...bunlar da hak mıdır? Ya aileler, engin düşünmeyen, öz kaygıları, korkuları, düşüklükleri olabilen büyükler, her zaman haklı mıdır, ayırır birleştirmezlerse bu hak mıdır? Alllah yine herkesi affetsin. Dünya zulüm yeri, yangın yeri, bazılarının cehennemi bu yanda, bazılarının cenneti. Mevla her şeye kadirdir, helal edebilecek, affedebilecek, merhamet, muhabbet versin, tek verecek O'dur. Vedûddur, hakîmdir.
Evlenme umuduyla görüşme konusu apayrı ve çok mühim bir konu. Dini açıdan tarafların elbette birbirlerini tanımaları için özel bir dönem gerekiyor. Açık açık kafalarda yer alan sorular varsa bunlar dillendirilmeli ve paylaşılmalı elbet, ama dinimizin müsaade ettiği ölçüde. (Kapalı mekanlarda yalnız kalmama gibi hususlar vb)
Diğer yandan birbirinden sıkılmak, göğüs gerilemeyen sıkıntılar, birbirini istememe ve itmek zaten devamı olmayan bir süreç. Böyle bir ilişki zaten başlamamıştır ki bitsin. Ya da anlaşabilmenin şartları oluşmamış demektir.
Evlilik müessesi tarafların mutabakatı ile oluşur. Net olarak evlenme isteği belirlenmeli ve ortak noktalar belirlenmelidir. Hayat görüşleri tamamiyle farklı olan, anlaşamayan kişilerin zaten evlenmemesi gerekir. Unutulmamalıdır ki hayırlı evlatlar için içi sevgiyle bezenmiş yuvalar ve ebeveynler gerekir.
Aileler meselesine gelince itiraz sebeplerine bakmak gerekir. Dediğiniz gibi birbirini sevenler sadece ailelerinin kaprisleri nedeniyle ayrılıyorlarsa ve sonuçta kişilerin hem dünya hem ahiretleri olumsuz etkileniyorsa, ailelerinin bunun kendilerine vebalini düşünmeleri elzem olacaktır, diye düşünüyorum.
Saygılarımla,
Ćok haklısıniz dünya yangın yeri kiminin cehennemi kiminin cenneti imtihan dünyası Rabbim hayırlı imanı es nasip etsin inşallah.
Yorum Gönder